


Bugün sessizce duran bir taş, yıllar önce çaresiz ailelerin umut kapısıydı. Kandıra’da hastalığına çare bulamayan aileler, çocuklarını alıp Tekkeli Mahallesi’nin yolunu tutuyor, şifa umuduyla onları Delikli Taş’ın içinden 7 kez geçiriyordu.
Kandıra’nın Şeref Sungur Köyü’ne bağlı Tekkeli Mahallesi’nde bulunan Delikli Taş, geçmişte yalnızca yöre halkının değil, çevre il ve ilçelerden gelen ailelerin de uğrak noktasıydı.
Köy halkının anlatımına göre, özellikle hastalığına tıbbî yollarla çare bulamayan aileler, çocuklarını buraya getiriyordu. Çocuklar önce caminin yanında bulunan yatırların başına yatırılıyor, ardından Delikli Taş’ın içinden 7 kez geçiriliyordu.
Bu uygulamanın çocuklara şifa getireceğine inanılıyordu.
İstanbul’dan İzmit’e, Adapazarı’ndan çevre ilçelere kadar uzanan bu yolculukların ortak noktası ise aynıydı: Bir çocuğun iyileşeceğine dair umut.
Köy halkından İsmail Özkol’un aktardığı bilgilere göre, geçmişte Delikli Taş nedeniyle Tekkeli Mahallesi’ne çok sayıda insan geliyordu. Hasta çocuklarını getiren aileler, burada geleneksel inanışlar doğrultusunda şifa arıyordu.
Bugün modern tıbbın imkânları karşısında geçmişte kalan bu uygulama, Kandıra’nın sözlü tarihinin dikkat çekici hikâyelerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.
Bir taş, yüzlerce umut ve yıllar boyunca anlatılan onlarca hikâye… Delikli Taş, Kandıra’nın unutulmaya yüz tutmuş geçmişinden bugüne kalan sessiz tanıklardan biri.


